Ekim 8, 2025

Kentsel ısı adası, şehirlerin kırsal çevrelerine göre daha sıcak olmasına neden olan bir iklim ve planlama problemidir. Şehirlerde yaşanan ısı adası etkisi, insanların ve ekosistemlerin sağlığını etkileyen ciddi bir planlama problemidir. Yoğun yapılaşma ve azalan yeşil alanlar, doğal su döngüsünü ve rüzgâr akımlarını bozar. Bu durum, sıcaklık farklılıklarının ortaya çıkmasına ve hava kirliliği, enerji tüketimi ve sağlık sorunlarının artmasına yol açar. Çözüm yolları sadece teknik müdahaleler değil, sosyal ve yönetişim boyutlarını da kapsar.

Kentsel ısı adası terimi ilk kez 1950’lerde Gordon Manley tarafından kullanıldı. O tarihten bu yana araştırmacılar, şehirlerin kırsal alanlara göre neden ve ne kadar sıcak olduğunu inceledi. Araştırmalar, şehirlerin gündüzleri 1–7°F (0,6–3,9°C) ve geceleri 2–5°F daha sıcak olabildiğini gösteriyor. Bazı yoğun kentlerde bu fark 10–15°C’ye kadar çıkabiliyor. Bu farklılıklar, sağlık ve enerji tüketimi üzerindeki ciddi sonuçlar nedeniyle planlamacıların dikkatini çekiyor.

Yakın geçmişte İstanbul gibi metropollerde yapılan çalışmalar, şehir ve kırsal arasındaki sıcaklık farkının ortalama 0,9°C olduğunu, özellikle yaz aylarında bu farkın 2–3°C’ye ulaştığını ortaya koyuyor. Böyle veriler, ısı adası sorununu yerel düzeyde anlamanın önemini gösteriyor. Bu yazı, küresel ve yerel bulguları birleştirerek kapsamlı bir perspektif sunacak.

İklim değişikliğinin etkilerini hafifletmek ve halk sağlığını korumak için planlama kararlarının ısı adasını nasıl etkilediğini anlamak gerekir. Aynı zamanda, vatandaşların katılımı ve toplumsal bilinç de çözümlerin başarısı için hayati öneme sahiptir.

İçindekiler

Kentsel ısı adası neden olur?

Kentsel ısı adasının ortaya çıkmasında birden çok etken bulunmaktadır. Isı adasının en temel nedeni, doğal yüzeylerin beton ve asfalt gibi ısıyı soğuran malzemelerle yer değiştirmesidir. Ayrıca, yoğun yapılaşma ve yüksek binalar hava akışını engeller ve ısıyı hapseder.

Doğal örtünün kaybı, ısı adasının en belirgin sebeplerinden biridir. Yeşil alanlar ve su yüzeyleri, evapotranspirasyon aracılığıyla çevreyi soğutur. Ancak kentleşme süreçlerinde ağaçlar kesilmektedir. Ayrıca toprak yüzeyler asfalt veya betonla kaplanmaktadır. Saint‑Gobain Türkiye’nin analizine göre, doğal örtü kaybı gölgelenme ve buharlaşma azalmasına yol açar. Böylece binalar ve yollar güneşten gelen enerjiyi emerek ısı biriktirir.

Kentsel ısı adası nedenleri:

  • Kentsel geometri, ısı adasının oluşumunda önemli bir rol oynar. Yüksek binalar ve dar sokaklar, “kanyon” etkisiyle hava sirkülasyonunu sınırlar. Bu durum, ısıyı ve kirleticileri hapseder ve soğutucu rüzgârların geçişini engeller. Aynı zamanda, bina cepheleri ve asfalt yüzeyler arasında yansıyan güneş ışınları ısıyı artırır. Geometrinin yanında, bina yoğunluğu ve yapı yüksekliği de ısıyı arttıran faktörlerdir.
  • İnsan faaliyetleri, kentsel ısı adasına ek ısı yükü katar. Motorlu taşıtlar, endüstriler, binaların ısıtma ve soğutma sistemleri sürekli olarak ısı üretir. Bu antropojenik ısı, özellikle gece saatlerinde çevre sıcaklığının düşmesini engeller. Araç egzozları ve klima üniteleri, kentsel hava kalitesini de olumsuz etkiler.
  • Hava durumu ve coğrafya da ısı adasının oluşumunu etkiler. Rüzgâr, bulutluluk ve nem gibi meteorolojik faktörler, kent içi sıcaklık farklılıklarını belirler. Örneğin, bulutsuz ve sakin gecelerde ısı kaybı daha zor olur, bu da ısı adası etkisini artırır. Ayrıca topoğrafya, deniz veya göl yakınlığı gibi özellikler, şehir içinde farklı mikroklimalar yaratır.
  • Kontrolsüz kentleşme, ısı adası nedenlerinin ortak paydasıdır. Plansız bölgeler, yeşil alanlardan yoksundur ve geniş asfalt yüzeylere sahiptir. Yoğun nüfus artışı, daha fazla yapı ve altyapı gerektirdiği için ısı adası etkisini büyütür. Kent ölçeğinde, otomobil odaklı ulaşım ve sınırlı toplu taşım seçenekleri de enerji tüketimini ve ısı üretimini yükseltir. Bu nedenle planlama kararları, ısı adasına doğrudan etki eder.

Bu bölümde özetlenen nedenler, ısı adası olgusunun çok boyutlu doğasını gösterir. Doğal örtünün kaybı, malzeme özellikleri, kent geometrisi, antropojenik ısı ve iklim özellikleri, bir arada etkili olur.

Isı Adası Nasıl Oluşur?

Isı adasının oluşum mekanizması, güneş enerjisinin kent yüzeylerinde depolanması ve yeniden salınmasıyla ilgilidir. Doğal yüzeyler (toprak, bitki örtüsü ve su), güneş enerjisini soğurur ve bir kısmını buharlaşma yoluyla atmosfere verir. Bu süreç evapotranspirasyon olarak bilinmektedir. Şehirlerde ise evapo‑transpirasyonun azalması yüzey sıcaklıklarını yükseltir. Bunun nedeni, beton ve asfaltın su tutma kapasitesinin çok düşük olmasıdır.

Güneş ışınımı, binalar ve yollar gibi koyu renkli yüzeyler tarafından emilmektedir. Bu yüzeyler gün boyunca ısınır ve ısıyı gece boyunca yavaşça geri verir. Bu durum, gece soğumasını engeller. EPA’nın araştırmaları, kentsel yüzeylerin gece sıcaklıklarının kırsal alanlara göre 2–5°F daha yüksek olduğunu belirtir. Bu farklılık, günlük sıcaklık döngüsünü değiştirir ve gece serinlemesini zorlaştırır.

Kentsel kanyonlar, sıcak havanın tavan arasına hapsolmasına neden olur. Yüksek binalar arasındaki dar sokaklar, güneş ışığının yüzeyler arasında çok kez yansımasına yol açar. Bu yansımalar, ısı enerjisinin daha uzun süre tutulmasına neden olur. Ayrıca rüzgâr akışının azalması, havanın yer değiştirmesini ve serinlemesini engeller. Sonuç olarak, şehir içi mikroklimalar oluşur ve sıcaklık haritalarında belirgin sıcak noktalar ortaya çıkar.

Nem ve bulutluluk durumları da ısı adası oluşumunu etkiler. Bulutsuz gecelerde yüzeyler uzaya daha fazla ısı radyasyonu gönderir, ancak kentsel yüzeyler yüksek ısı kapasitesi nedeniyle soğumada yavaştır. Nem oranı düşük olduğunda, buharlaşma da sınırlıdır. Rüzgâr hızı düşük olduğunda ise biriken ısı kentten uzaklaştırılamaz. Bu faktörler bir araya geldiğinde, ısı adası yoğunlaşır.

Aynı zamanda,
  • insan faaliyetleri şehirlerde ek ısı üretir.
  • Araç motorları, endüstriyel makineler ve binalardaki klima sistemleri çevreye sürekli ısı verir.
    Bu ısı kaynakları, özellikle akşam saatlerinde toplu olarak devreye girdiğinde, ortam sıcaklığını artırır. Araç yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerde, egzoz gazları da ısı enerjisine dönüşür.

Isı adasının oluşumunda toprağın su tutma kapasitesi ve yeşil alanların varlığı da kritik rol oynar. Toprak suyu buharlaştıkça çevreyi soğutur. Ancak asfalt ve beton yüzeyler suyu yüzeyde tutmaz ve yağmur sularını kanalizasyon sistemine taşır. Bu nedenle ısı adası oluşumunu tetikleyen bir başka mekanizma, yüzey suyu rejiminin bozulmasıdır.

Kentsel ısı adası etkisi nedir?

Kentsel ısı adası, insan sağlığını ve kentsel ekonomiyi ciddi şekilde etkiler. Daha sıcak hava, özellikle sıcak dalgalarında, ölüm ve hastalık riskini artırır. Avrupa’da 2003’te meydana gelen sıcak dalgası, 60.000’den fazla kişinin ölümüne neden oldu. Aynı çalışmaya göre, kentsel ısı adası bu ölümlerin önemli bir kısmında etkiliydi. Örneğin, 93 Avrupa şehrinde yapılan bir araştırma, yaz aylarındaki ölümlerin %4’ünün ısı adası nedeniyle gerçekleştiğini ortaya koydu. Bu bulgular, planlamacıların ısı adasını bir halk sağlığı sorunu olarak ele alması gerektiğini gösterir.

Isı adası etkileri, en savunmasız grupları daha fazla etkiler. Çocuklar, yaşlılar, hamile kadınlar ve kronik rahatsızlığı olan kişiler sıcaklığa karşı hassastır. Düşük gelirli mahallelerde genellikle daha az yeşil alan ve daha fazla asfalt yüzeyi bulunmaktadır. Bu nedenle bu mahalleler daha sıcak olur ve sağlık riskleri artar. Adaletli bir planlama yaklaşımı, yeşil altyapının dezavantajlı bölgelerde yaygınlaştırılmasını içermelidir.

Enerji talebi, kentsel ısı adasıyla birlikte yükselir. Sıcaklık arttıkça binalar daha fazla soğutma enerjisine ihtiyaç duyar. Araştırmalar, her 1°C’lik sıcaklık artışının enerji talebini %0,5 ila %5 oranında artırdığını gösteriyor. Bu durum, enerji faturalarının yükselmesine ve fosil yakıt kaynaklı emisyonların artmasına neden olur. Ayrıca, klima kullanımının artması şehirlerde ek ısı üretir; böylece kısır bir döngü oluşur.

Kentsel ısı adası, su kalitesi ve ekosistemler üzerinde de olumsuz etkilere sahiptir. Sıcak yüzeyler yağmur sularını ısıtır ve kanalizasyon sistemine daha sıcak su girişi olur. Bu, su ekosistemlerinde sıcaklık stresine ve oksijen seviyesinin düşmesine yol açar. Özellikle balıklar ve diğer su canlıları için zararlı olan bu durum, biyolojik çeşitliliği tehdit eder. Ayrıca, şehirde yaşayan hayvanlar ve bitkiler de sıcaklığa adapte olmakta zorlanır.

Bu bölümde görüldüğü gibi, kentsel ısı adası geniş bir yelpazede etkiler yaratır. Sıcaklık artışı, sağlık, enerji, ekosistem ve ekonomi üzerinde zincirleme sonuçlar doğurur. Planlayıcılar ve karar vericiler, bu etkileri göz önüne alarak entegre ve adil çözümler geliştirmelidir.

Kentsel Isı Adasının Oluşumunda Etkili Olan Faktörler

Isı adası fenomenini tam anlamıyla anlamak için etkili faktörleri ayrıntılı olarak değerlendirmek gerekir. Bu faktörleri kategorilere ayırarak analiz etmek, çözüm tasarımlarının doğru yapılmasını sağlar. İlk kategori, doğal ve yeşil alanların azalmasıdır. Kentsel alanlarda parklar, ormanlar ve su yüzeyleri azaldığında gölgelenme ve buharlaşma azalır. Ağaçların ve yeşil alanların sunduğu serinletici etki kaybolduğunda, güneşten gelen enerji yüzeylerde birikir.

İkinci kategori

Yapı malzemelerinin fiziksel özellikleridir. Beton, tuğla ve asfalt gibi malzemeler, yüksek özgül ısı kapasitesine sahip olduğundan ısıyı tutar. Bu malzemeler ayrıca düşük yansıtıcılık (albedo) değerlerine sahiptir. Bu da güneş ışığının büyük bir kısmının emilmesine yol açar. Sonuç olarak yüzey sıcaklıkları artan ve bu ısı geceleri yavaşça atmosfere salınmaktadır. Kentin geniş alanlarında bu tür malzemelerin hakim olması, kentsel ısı adasının temel belirleyicilerindendir.

Üçüncü kategori

Kent morfolojisi ve geometrisidir. Yüksek binalar, dar sokaklar ve sıkışık yapılar, güneşin yüzeylere düşme açısını ve rüzgâr sirkülasyonunu etkiler. “Kentsel kanyon” etkisi, binaların arasında kalan boşluklarda ısıyı hapseder ve doğal hava akımlarını engeller. Aynı zamanda, binaların yan yüzeylerinin birbirine yakınlığı, güneş ışığının çok kez yansımasına ve daha fazla ısı emilmesine yol açar.

Dördüncü kategori

Antropojenik ısı kaynaklarıdır. Motorlu taşıtlar, sanayi tesisleri, binaların ısıtma ve soğutma sistemleri, elektrikli cihazlar ve hatta insanların kendisi, şehirlerde sürekli ısı üretir. Bu kaynaklar, özellikle yaz gecelerinde ısı adası etkisini güçlendirir. Özellikle yoğun trafikli bölgelerde ve sanayi alanlarında ek ısı üretimi belirgindir.

Beşinci kategori

Yerel iklim ve coğrafi faktörlerdir. Rüzgârın hızı ve yönü, bulutluluk, nem ve yağış gibi meteorolojik unsurlar ısı adasının şiddetini belirler. Örneğin, rüzgârlı bir günde ısı adası etkisi azalabilir çünkü hava kütleleri sıcak havayı taşır. Ancak, sakin ve nemli havalarda ısı birikir ve atmosferde kalır. Coğrafi olarak, vadilerde ve iç kesimlerde ısı adası etkisi daha belirgin olabilir.

Altıncı kategori

Ulaşım ve enerji kullanımıdır. Şehirlerde araba odaklı ulaşım sistemleri, hem hava kirliliğini hem de ısı üretimini artırır. Araç sayısının fazla olduğu bölgelerde asfalt yüzeyler geniş yer kaplar. Bu yüzeyler gün boyunca ısınarak gece ısı salmaya devam eder. Ayrıca, enerji üretimi ve tüketim süreçleri de ısı adasını etkiler. Enerji santralleri ve klima sistemleri, şehirlerin toplam ısısına katkıda bulunmaktadır.

Yedinci kategori

Bölgesel ve sosyoekonomik faktörlerdir. Düşük gelirli mahalleler genellikle daha az yeşil alana sahiptir ve altyapı yatırımları yetersizdir. Bu nedenle, aynı şehir içinde bile farklı mahallelerde farklı ısı adası düzeyleri gözlemlenmektedir. Bu durum, kentsel eşitsizlikleri artırır.

Isı adasının oluşumunda etkili olan faktörler karmaşık ve çok katmanlıdır. Faktörler tek başına büyük etki yaratmasa da bir araya geldiklerinde güçlü bir sinerji oluşturur. Planlama yaklaşımı, bu faktörleri analiz ederek ısı adası riskini azaltan tasarımlar ortaya koymalıdır.

Kentsel ısı adası etkisi nasıl azaltılır?

Kentsel ısı adasını azaltmanın yolları çok çeşitli ve çok katmanlıdır. İlk ve en etkili strateji, şehir içindeki ağaçlar ve bitki örtüsünü artırmaktır. Ağaçlar gölge sağlar ve evapotranspirasyon yoluyla havayı soğutur. EPA’ya göre, kentsel ormanlık alanlar, bitki örtüsü olmayan alanlara göre yaklaşık 1,6°C daha serindir. Ağaç gölgelemesi, binaların soğutma ihtiyacını %10 oranında azaltabilmektedir. Bu hem enerji tasarrufu sağlar hem de hava kalitesini iyileştirir.

Ağaç ve bitki örtüsü sadece sıcaklığı düşürmekle kalmaz. Aynı zamanda yağmur suyu yönetimine de katkıda bulunmaktadır. Ağaçlar yağmurun %15–27’sini tutarak sel ve su baskınlarını azaltır. Bu, kentsel drenaj sistemlerinin üzerindeki yükü azaltır ve su kalitesini iyileştirir. Daha fazla yeşil alan, kentlilerin ruh sağlığını da olumlu etkiler ve biyolojik çeşitliliği destekler. Özellikle dezavantajlı mahallelerde yeşil alanların artırılması, ısı adası adaletsizliklerini azaltır ve toplumsal eşitliği güçlendirir.

Yeşil çatı ve yeşil duvar uygulamaları

Mevcut yapı stoğunda doğa temelli çözümler sağlar. Yeşil çatılar, bitkilendirilen yüzeylerle binaların tepelerini kaplar. Bu uygulama, özellikle yoğun şehir merkezlerinde binaların enerji verimliliğini artırır ve yeni açık alanlar sağlar.

Soğuk çatı (cool roof) uygulamaları

Yüksek yansıtıcılık ve ısı yayma kapasitesine sahip malzemelerle çatılar kaplanarak ısı adasını azaltır. Bu malzemeler güneş enerjisinin daha büyük bir kısmını yansıtır ve daha az ısı emer. Böylece binaların soğutma ihtiyacı azalır, enerji tasarrufu sağlanır ve kentsel çevredeki hava sıcaklığı düşer.

Serin yüzeyler sadece çatılarla sınırlı değildir. Serin paviment (cool pavement) uygulamaları, yollar ve kaldırımlar için yüksek yansıtıcılığa veya su geçirgenliğine sahip malzemelerin kullanımını kapsar. Bu yüzeyler suyu tutabildiği için yağış sonrası evapotranspirasyon yoluyla soğuma sağlar. Aynı zamanda sürücü ve yaya konforunu artırır ve asfaltın bozulmasını azaltır.

Mavi altyapı ve su öğeleri, ısı adası için güçlü bir çözümdür. Şehirlerde göletler, fıskiyeler ve yağmur bahçeleri gibi su elemanları, evaporasyon yoluyla çevreyi soğutur. Ayrıca su öğeleri kamusal alan estetiğini artırır ve biyolojik çeşitlilik için habitat sunar. Ancak su tasarrufu ve bakım konuları göz önünde bulundurulmalıdır. Sürdürülebilir mavi yeşil altyapı, suyun tekrar kullanımını ve doğal süreçlerin desteklenmesini gerektirir.

Enerji verimliliği ve yenilenebilen enerji yatırımları, ısı adasının azaltılmasına dolaylı katkı sağlar. Binaların iyi yalıtılması ve pasif tasarım ilkelerinin uygulanması, soğutma ihtiyacını azaltır ve böylece antropojenik ısı üretimi düşer. Güneş panelleri ve gölgelik sistemler, çatılarda elektrik üretirken ısıyı azaltabilir.

Sürdürülebilir ulaşım politikaları da ısı adasını azaltmanın önemli bileşenidir. Toplu taşıma, bisiklet ve yaya yollarının geliştirilmesi, araba kullanımını ve dolayısıyla ısı üretimini azaltır. Elektrikli araçlar ve mikromobilite çözümleri, emisyonları ve ısı salınımını düşürür. Ayrıca, ulaşım altyapısının gölgelendirilmesi ve yeşil koridorlarla entegre edilmesi, kullanıcılara konfor sağlar.

Dünya’dan ve Türkiye’den Örnekler

Isı adası sorunu küresel bir fenomendir ve pek çok şehir bu durumla başa çıkmak için yenilikçi çözümler geliştirmektedir. Paris, 2024 Olimpiyat Oyunları hazırlıkları kapsamında yeşil çatılar ve jeotermal soğutma sistemleri inşa ediyor. Olimpik Köy’de daireler, doğal havalandırma ve yeraltı suyu ile 27°C’nin altında kalacak şekilde tasarlandı. Bu proje, büyük çaplı etkinliklere ev sahipliği yaparken iklim dostu altyapının nasıl inşa edilebileceğine dair önemli bir örnek sunuyor.

Santiago

sıcak dalgalarına karşı serinleme noktalarından oluşan bir “iklim sığınağı” ağı kuruyor. Bu ağ, halkın serin ve güvenli mekânlara erişimini kolaylaştırıyor. Aynı araştırma, Avrupalı şehirlerde ağaç örtüsünün %30 artırılmasının sıcak dalgalarına bağlı ölümlerin üçte birini önleyebileceğini belirtiyor. Bu bulgu, yeşil altyapının sadece çevreyi değil, doğrudan yaşamları kurtarabileceğini gösteriyor.

Los Angeles

Serin yüzey programı kapsamında yolları açık gri renkte boyamaya başladı. Bu reflektif kaplamalar, asfaltın ısı emilimini azaltarak sokakların daha serin kalmasını sağlıyor. Şehir, ayrıca ağaçlandırma projeleri ve gölgelendirme programlarıyla ısı adası etkisini azaltmayı hedefliyor. Bu örnek, basit ama etkili renk ve malzeme değişikliklerinin bile büyük fark yaratabileceğini kanıtlar.

Singapur

dikey bahçeler ve yeşil çatılar konusunda öncü bir şehirdir. CapitaSpring Kulesi gibi binalar, gökyüzünde asılı bahçeler ve kat bahçeleri içerir. Bu yeşil unsurlar, binanın enerji tüketimini azaltır ve çevresini serinletir. Singapur’un Biyofilik Tasarım politikası, ısı adası sorununu bir fırsata çevirerek şehirdeki her yapıya yeşil bir yüz kazandırma hedefiyle yürütülür.

Kopenhag

mavi yeşil altyapı entegrasyonu konusunda iyi bir örnektir. Şehir, yağmur sularını toplayan ve sokaklarda su oyunları sağlayan mavi ve yeşil koridorlar inşa etti. Bu alanlar, sıcak günlerde serinleme mekânları sunarken su taşkınlarına karşı da koruma sağlar. Benzer şekilde, Barselona’nın “Süper Blok” projesi, otomobil trafiğini azaltıp sokakları yayalara ve bisikletlilere ayırarak yeşil alanlar ve sosyal etkileşim için boşluk yaratır. Bu uygulamalar, ulaşım ve yeşil altyapının bütünleşik planlanmasının ısı adası çözümüne katkısını gösterir.

Türkiye Örnekleri

İstanbul’da ısı adası çalışmaları artıyor. Şehirdeki meteorolojik istasyonların verileri, kentin bazı bölgelerinin kırsal alanlara göre 2–3°C daha sıcak olduğunu gösteriyor. Planlamacılar, su koridorlarını koruyarak ve rüzgâr kanallarını açarak bu farkı azaltmayı hedefliyor. Yeşil kuşaklar ve koridorlar, özellikle kuzey ormanları ile kent merkezi arasında doğal hava akışı sağlama potansiyeline sahip.

Bu örnekler, kentsel ısı adasıyla mücadelede farklı coğrafyalardan öğrenilecek çok şey olduğunu gösterir. Küresel çözümler arasında yeşil çatılar, serin yüzeyler, mavi yeşil koridorlar ve sosyal programlar yer alıyor. Ayrıca Türkiye’de de yerel yönetimler bu çözümleri adapte ederek kendi iklim ve sosyoekonomik koşullarına uygun stratejiler geliştiriyor.

Planlamacılar, bu örneklerden ilham alarak kendi şehirlerinde yenilikçi projeler tasarlayabilir. Aynı zamanda, her kentin coğrafi ve kültürel koşulları farklı olduğundan, çözümlerin yerel bağlama uyarlanması önemlidir. İlerleyen yıllarda, kentlerin iklim değişikliğine uyum sağlaması için bu tür projelerin sayısının artması bekleniyor.

Sonuç

Kentsel ısı adası, planlama ve halk sağlığı açısından kritik bir konudur. Şehirlerin doğası gereği ortaya çıkan bu fenomen, doğal yüzeylerin azalması, yoğun yapılaşma ve antropojenik ısı nedeniyle giderek güçleniyor.

Sonuç olarak, kentsel ısı adası ile mücadele çok yönlü ve çok paydaşlı bir çaba gerektirir. Yeşil altyapının artırılması, serin yüzeylerin kullanılması, enerji verimliliği ve sürdürülebilir ulaşım gibi stratejiler teknik çözümlerdir. Bunun yanında, katılımcı planlama ve adalet perspektifi, çözümlerin uygulanabilir ve kalıcı olmasını sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Kentsel ısı adası nedir coğrafya?

Kentsel ısı adası, şehirlerin kırsal çevrelerine göre daha sıcak olmasına verilen coğrafi bir terimdir. Bu, kentsel yüzeylerin güneş enerjisini soğurması ve ısıyı yavaşça geri salması nedeniyle meydana gelir.

Urban heat island nedir?

Urban heat island, İngilizce’de kentsel ısı adası anlamına gelir ve kentlerin çevresinden daha sıcak olmasını ifade eder. Bu fenomen, yoğun yapılaşma, azalan yeşil alanlar ve insan faaliyetlerinden kaynaklanan ısı ile ilişkilidir.

Urban climate ne demek?

Urban climate, bir kent içindeki özel iklim koşullarını ifade eder. Yapılar, malzemeler, trafik ve insan faaliyetleri, bu mikro iklimi kırsal alanlardan farklı hale getirir.

Kentsel iklim nedir?

Kentsel iklim, şehirlerde gözlemlenen sıcaklık, nem, rüzgâr ve yağış özelliklerini kapsar. Bu iklim, kentsel ısı adası gibi fenomenler nedeniyle doğal iklimden sapmalar gösterir.

Kentsel ısı adası örnekleri nelerdir?

Dünya genelinde Paris’ten Los Angeles’a, Singapur’dan İstanbul’a kadar pek çok şehirde ısı adası olgusuna rastlanır. Örneğin, Los Angeles’ta sokakların reflektif boya ile kaplanması ve Singapur’daki yeşil binalar, bu sorunu çözmeye yönelik uygulamalardır.

Kentsel ısı adasının oluşumunda etkili olan faktörler nelerdir?

Bu olgunun oluşumunda doğal örtünün azalması, ısıyı tutan malzemelerin kullanılması, kentsel kanyon etkisi, araçlar ve endüstrilerden gelen antropojenik ısı, meteorolojik koşullar ve sosyoekonomik faktörler etkilidir.

Isı adası etkisi nasıl azaltılır?

Isı adası, ağaçlandırma, yeşil çatılar, serin pavimentler, soğuk çatılar, su öğeleri, enerji verimliliği, toplu taşıma, erken uyarı sistemleri ve katılımcı planlama gibi stratejilerle azaltılabilir. Bu stratejilerin bir arada uygulanması en iyi sonucu verir.

Kentsel ısı adası neden önemlidir?

Isı adası, sağlık sorunlarına, enerji talebinin artmasına, altyapı bozulmasına ve ekosistemlerin zarar görmesine neden olur. Ayrıca, iklim değişikliği etkilerini artırarak sıcak dalgalarının şiddetini artırır.

Leave a comment